1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Meme Kanserine Yakalanma Riskini Azaltmak ve Tedavisi İçin Neler Yapılabilir?
Meme Kanserine Yakalanma Riskini Azaltmak ve Tedavisi İçin Neler Yapılabilir?

Meme Kanserine Yakalanma Riskini Azaltmak ve Tedavisi İçin Neler Yapılabilir?

Meme Kanserinde Egzersiz şeklinde yapılan fiziksel aktivitenin, meme kanseri riskini azalttığına ilişkin kanıtlar artmaktadır. Haftada en az 1,25 – 2,5 saatlik hızlı yürüyüşler, kadındaki meme kanseri riskini %18 oranında azaltmaktadır.

A+A-

Egzersiz şeklinde yapılan fiziksel aktivitenin, meme kanseri riskini azalttığına ilişkin kanıtlar artmaktadır. Haftada en az 1,25 – 2,5 saatlik hızlı yürüyüşler, kadındaki meme kanseri riskini %18 oranında azaltmaktadır. Eğer bu yürüyüş, haftada 10 saat olursa, risk oranı biraz daha azaltmaktadır.

Bazı araştırmalar, uzun süreli emzirmenin meme kanserini az da olsa azalttığını öne sürmüştür. Araştırmalar, doğum kontrol hapı kullanan kadınların, kullanmayan kadınlara nazaran az da olsa meme kanseri riski taşıdığını göstermektedir. Hapların kullanımına son verildiğinde, risk oranı normale dönmektedir.

Çok fazla hamilelik geçiren ve genç yaşta hamile kalan kadınlarda, meme kanseri olma riski azalır. Bunun nedeni ise, hamilelik döneminde duran adet döngüsüdür.

Tedavi kararında meme kanserinin hangi alt grubu ile karşı karşıya olduğunuzu bilmek uygulanacak tedavinin başarısı açısından çok önemlidir.

Meme Kanseri Türleri

Meme kanseri türleri biyopsi ile alınan doku üzerinde yapılan patoloji incelemesi sonucunda belirlenir. Meme kanserinin birçok türü bulunmasına rağmen genel olarak iki ayrı başlık altında değerlendirilmektedir:

Meme kanallarını oluşturan hücrelerde oluşan duktal karsinom

Memenin süt bezlerinde oluşan lobüler karsinom

Duktal ve lobüler karsinomlar kendi içlerinde yayılma göstermeyen non-invaziv/in situ tümörler ve yayılma özelliği olan invaziv tümörler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Duktal Karsinoma In Situ

Elle muayenede belirlenemeyen ve mamografide düzensiz yapısı ve kireçlenmelerle kendini gösteren bir kanser türüdür. Bu hastalığa sahip olan hastanın meme başı akıntısı da olabilir.

Lobüler Karsinoma In Situ

Her iki memede de meme kanseri oluşma riskini 8-10 kat artıran önemli bir belirtidir. Bu durumda olan hastalar düzenli olarak kontrol ve yakın takip altında tutulmakta ve aynı zamanda hastaya koruyucu ilaçlar da verilmektedir.

Bazı hastalarda koruyucu amaçlı her iki memenin alınması ve meme dokusu içinin boşaltılması gibi işlemler yapılabilmektedir. Hastanın kozmetik açıdan herhangi bir sorun yaşamaması için uygulanan cerrahi yollarla protez ve meme rekonstrüksiyonu gibi işlemler de hastaların sosyal yaşamlarına olumlu katkı sağlamaktadır.

10 yıl öncesine kadar meme kanseri sadece 2 grupta sınıflandırılabilen meme kanseri günümüzde, 4 değişik alt grupta toplanmaktadır. Ayrıca farklı tedavi stratejileri ile birey ve bireyin tümörüne özgü tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.

 

Invaziv (Yayılım Gösteren) Karsinoma

Kanser başlangıç yeri olan hücrenin üst katmanından daha ileri yayılma göstermesi ile invaziv kanser türü oluşur. Meme kanserlerinin çoğu, invaziv karsinomdur. Yayılma özelliği gösteren kanserler arasında, meme kanallarını oluşturan hücrelerden ortaya çıkan duktal karsinom en sık rastlanan meme kanseri tipidir.

Inflamatuvar Meme Kanseri

Meme kanserinin en hızlı ve kötü seyirli tipi olarak bilinmektedir. Memeyi tamamen saran iltihabi hastalıklarıyla belirtileri benzerlik göstermektedir. Kitle belirtisi vermez ve bazen de yalnızca kızarıklık ve sertlik gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Antibiyotik tedavisine rağmen iyileşmeyen meme hastalıklarında mutlaka altta yatan bir kanser olup olmadığı araştırılmalı, aksi ispatlanana kadar hastanın kanser olduğu düşünülerek gerekli tetkik ve incelemeler yapılmalıdır.

Meme Kanseri İstatistikleri

2012 yılında dünyada 1.7 milyon yeni meme kanseri vakasına rastlanmıştır.

Meme kanserinin en çok görüldüğü ilk 3 ülke Belçika, Danimarka ve Fransa’dır.

Türkiye meme kanserinin en çok görüldüğü ülkeler sıralamasında ilk 20’nin dışında yer alır.

Meme kanseri tüm kanserlerin %12’sini oluşturmaktadır.

Kadınlarda görülen kanserlerin %25’i meme kanseridir.

Memede Kitle ve Kist Nedir?

Memede ele gelen kitle, kist ya da solid bir kitle olabilir. Özellikle fibroadenom ve fibrokistler memede çok sık görülen kitlelerdir. Bozuk para şeklinde görülen bu kitleler kansere dönüşmeyen, iyi huylu tümörlerdir. Kadınlar kendi kendine meme kontrolü esnasında fark ettikleri bu kitlelerin meme kanseri ya da zararsız bir fibroadenom kitlesi olup olmadığını anlayamazlar. Özellikle 30 yaş altı kadınlarda hormonal değişikliklere bağlı olarak fibroadenomlar çok sık görülmektedir. Memedeki kitlenin karakteri meme ultrasonu ile anlaşılmaktadır. Bu nedenle kadınlar memelerinde bir değişiklik ya da kitle fark ettiklerinde en kısa zamanda uzman bir doktora görünmelidir. Meme ultrasonu ve gerek görülürse mamografi ile memedeki kitleye dair bir fikir elde edilebilir.

Memede Ağrı Neye İşaret Eder?

Memede ağrı özellikle her iki memede de hissediliyorsa öncelikle hormonal değişiklikleri ve adet döngüsünü işaret eder. Bunun yanı sıra fibroadenom ve fibro kister de memede ağrı yapabilir. Hamile kadınlarda hormonların değişimine bağlı olarak memede ağrı görülürken, emziren kadınlarda da emziremeye bağlı olarak memede ağrı gelişebilir. Meme kanserinin ileri evrelerinde tümörün büyümesine bağlı olarak ödem ve sonrasında memede ağrı oluşabilir. Ancak memede ağrı meme kanseri belirtisi olarak kabul edilmez.

Meme Kanseri Evreleri

Meme kanseri yavaş ilerleyen bir kanser türüdür. 5-7 yıl içerisinde 1 cm büyüklüğe erişen tümör, önce lenf kanalları ile koltuk altı lenf bezlerine sonrasında ise kan yoluyla karaciğer ve kemik gibi uzak organlara yayılabilir.  Tümörün hangi aşamada olduğu ve nerelere yayıldığını öğrenmek için evreleme yapılır ve tedaviye buna göre karar verilir. Meme kanserinde evreleme için TNM isimli bir sistem kullanılır.  Buna göre T tümör çapını, N hastalıklı koltuk altı lenf bezi sayısını, M ise uzak yayılım (metastaz) durumunu belirtir.

Meme kanserinde 4 evreden bahsedilebilir. Evre I, II ve bazı evre III tümörler erken evre meme kanseri kabul edilir. Evre III tümörlerinin bir kısmı ile evre IV tümörleri ise meme kanserinde ileri evre olarak adlandırılır. Meme kanserinde evreleme yaparken tümörün büyüklüğü, çevredeki lenf nodlarına yayılıp yayılmadığı göz önüne alınır. Buna göre meme kanseri evrelerini şu şekilde tanımlayabiliriz;

Evre 0 – DCIS

Evre I : Tümör 2 cm’den küçük ve henüz lenf nodlarına sıçramamış.

Evre II : Tümör 2- 5 cm arasında bir büyüklükte olup çevredeki lenf nodlarına sıçramış ya da sıçramamamış olabilir.

Evre III: Çevredeki lenf bezlerine daha fazla yayılmış demektir

Evre IV: Diğer organlara (kemik, karaciğer, beyin, akciğer) veya kemiğe, uzaktaki lenf nodlarına metastaz yapmış demektir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!