1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Lenf kanseri en sık görüldüğü yerler ve Tedavi Yöntemleri
Lenf kanseri en sık görüldüğü yerler ve Tedavi Yöntemleri

Lenf kanseri en sık görüldüğü yerler ve Tedavi Yöntemleri

Lenf kanseri en sık görüldüğü yerler; lenf bezleridir. Birçok risk faktörü taşıyan bazı bireylerde yıllarca gelişmeyeceği gibi, risk faktörü olmayan bireylerde gelişmesi oldukça dikkat çekicidir.

A+A-

Lenf kanseriyle mücadele eden Dilek Özçelik'in vefatı, ailesini ve sevenlerini yasa boğdu.

Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümündeki eğitimini 5 yıl önce hastalığı nedeniyle yarıda bırakan ve dün yaşamını yitiren Dilek Özçelik'in (28) annesi Zeynep ve babası Nevzat Özçelik, Saray ilçesine bağlı Büyükyoncalı beldesindeki evlerinde taziyeleri kabul ediyor.

Beldede dün toprağa verilen Özçelik'in kabrini ziyaret edenler, dua okuyor.

- TÜ'de tedavi görmüştü

Edirne'yi ziyaret eden dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'dan ilaç temini konusunda yardım istemesi ve sonrasında ilaç yardımının ulaşmasıyla gündeme gelen lenf kanseri Dilek Özçelik, dönemin Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun talimatıyla Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alınmıştı.

Müezzinoğlu, Özçelik'i hastanede ziyaret etmişti. Dilek’in hastanede yattığı sırada milletvekilliği görevini yürüten şimdiki Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Özçelik'in ilaçlarını Yunanistan'dan getirtmişti. Bir süre sonra SGK tarafından Dilek Özçelik gibi kanser hastalarının kullandığı ilacın geri ödeme kapsamına alındığı haberi gelmişti. Dilek Özçelik, kanser hastalarına ücretsiz ilaç verilmesi çalışmaları için de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etmişti.

LENF KANSERİ NEDİR ?

Lenf Kanseri (Lenfoma) Korunma Yolları

Sigara ve alkol gibi kanser yapıcı maddelerden uzak durmak,

Sağlıklı beslenmek ve düzenli spor yapmak.

Lenf Kanseri (Lenfoma) Belirtileri Nelerdir?

Ağrısız büyüyen ve çoğalan lenf bezleri (bazen Hodgkin lenfomada alkol alımını takiben lenf bezinde ağrı olabilir),

Sebebi bilinmeyen ateş,

Açıklanamayan kilo kaybı,

Rahatsız edici gece terlemesi,

Sürekli yorgunluk,

Öksürük, solunum problemi ve göğüs ağrısı,

Karında şişlik, şişkinlik, dolgunluk hissi veya ağrı,

Kaşıntı.

Bir kişide yukarıdaki belirtilerin olması, o kişide mutlaka lenfoma var anlamına gelmemektedir. Mikrobik hastalıklar ve diğer sağlık problemleri de bu bulgulara neden olabilir. Ancak belirtiler 2 hafta içinde düzelmez ise doktora başvurularak nedeninin araştırılmasında yarar var.

Lenf Kanseri (Lenfoma) Risk Faktörleri

Bir bireyde lenfoma gelişirken diğerlerinde neden gelişmediği çok iyi bilinmemekle birlikte, lenfoma gelişimi için bazı risk faktörleri tanımlanıyor. Bunların arasında; bağışıklık sisteminin zayıflaması (bağışıklık yetmezlikleri), bazı enfeksiyonlar, HIV virüsü (AIDS’e neden olan insan immün yetmezlik virüsü), Epstein-Barr virüsü (çocukluk çağında infeksiyöz mononükleoz denilen hastalığa neden olur), Helicobacter Pylori, HTLV-1 virüsü (insan T-hücre lösemi/lenfoma virüsü), Hepatit C virüsü sayılabiliyor.

Yaş, böcek ve bitki öldürücü ilaçlar (tarım ilaçları), radyasyon, kimyasal maddeler ve aile öyküsü de risk faktörleri arasında bulunuyor.

Ancak kişinin bu risk faktörlerinden bir ya da birden fazlasını taşıması, mutlaka lenfoma olacağı anlamına gelmiyor. Birçok risk faktörü taşıyan bazı bireylerde yıllarca lenfoma gelişmeyebileceği gibi, risk faktörü olmayan bireylerde de lenfoma gelişimi mümkün.

Lenf Kanseri (Lenfoma) Tanı Yöntemleri

Eğer büyüyen lenf nodu ve diğer belirtiler lenfomaya işaret ediyorsa, bireyin hastalık ve aile öyküsü alındıktan sonra aşağıdaki muayene ve testler yapılıyor:

Fizik Muayene: Boyun, koltuk altı, dirsek, kasık ve diz gerisindeki çukurluk büyümüş lenf nodu varlığı için muayene ediliyor. Aynı zamanda dalak ve karaciğerde de olası bir büyüme varlığı için muayene yapılabiliyor.

Kan Testleri: Tam kan sayımı ve biyokimyasal incelemeler (LDH, ürik asit gibi).

Akciğer Filmi: Olası lenf bezi büyüklüğü ve diğer problemler araştırılıyor.

Biyopsi: Büyüyen lenf bezinin kısmi veya mümkünse tam olarak çıkarılması gerekiyor. İğne ile yapılan biyopsiler genellikle sağlıklı sonuç verme ihtimalinin düşük olması nedeniyle, lenfoma şüphesi var ise, mutlaka lenf bezinin tamamı, bu mümkün olmuyorsa bir kısmı bir patoloğa gönderilmesi şart. Hastalığın yaygınlığının belirlenmesi için kemik iliği biyopsisi de yapılıyor. Hastalığın yaygınlığını belirleyen incelemeler; kemik iliği biyopsisi hastalığın yaygınlığı hakkında bilgi veren bir yöntemdir. Ayrıca boyun, akciğer ve tüm karın bilgisayarlı tomografi ile incelenebiliyor. Özel durumlarda ise pozitron emisyon tomografisi (PET), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), ultrason, beyin omurilik sıvısının alınması ve incelenmesi gerekebiliyor.

Lenfoma, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Lenf Kanseri (Lenfoma) Tedavi Yöntemleri

Lenfomada tedavi kararını etkileyen faktörler arasında; lenfomanın tipi, hastalığın evresi, büyüme ve yayılma hızı, hastanın yaşı, hastanın diğer sağlık problemleri sayılabiliyor.

Yavaş ilerleyen ve belirtisi olmayan non-Hodgkin lenfomada hemen tedavi gerekmeyen durumlar söz konusudur. Bu durumda hasta, hastalığın ilerlemesi, belirtilerin ortaya çıkması ve tedavi gerekliliğinin doğması açısından düzenli aralıklarla kontrol ediliyor. Belirtileri olan yavaş seyirli lenfomalarda; kemoterapi, biyolojik tedaviler (monoklonal antikorlar) ve radyoterapi kullanılabiliyor.

Hızlı seyirli lenfoma tedavisinde genellikle kemoterapi ve biyolojik (monoklonal antikorlar) tedaviler tercih ediliyor. Gerektiği durumda radyoterapi tedaviye eklenebiliyor.

Hastalık tedaviye dirençli olduğunda ya da tedaviden sonra hastalık tekrarının (nüks) geliştiği durumlarda kullanılan tedavi şekilleri ise; kemoterapi, biyolojik tedaviler, radyoterapi, yüksek doz tedavi ve kök hücre veya kemik iliği nakilleri.

Lenfoma tedavisi tamamlandıktan sonra, hastalar nüks olasılığı açısından, ilk 2 yıl daha sık olmak kaydı ile 5 yıla kadar yakın takipte tutuluyorlar.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!