1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ VE HUKUK SORUNSALI
FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ VE HUKUK SORUNSALI

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ VE HUKUK SORUNSALI

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ VE HUKUK SORUNSALI Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Üyesi olan savcılarca ifadesi alınıp soruşturmaya tabi tutulan kişiler veya yine aynı terör örgütünün üyesi olan hakimler

A+A-

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ VE HUKUK SORUNSALI Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Üyesi olan savcılarca ifadesi alınıp soruşturmaya tabi tutulan kişiler veya yine aynı terör örgütünün üyesi olan hakimler tarafından kovuşturması yapılan ve yargılama neticesinde ceza verilen kişi veya kişilerin hukuki durumu ne olacak bu kişiler neler yapmalıdır? Öncelikli olarak hukuki birkaç dayanağı bilmemiz ve bu dayanaklar neticesinde Terör Örgütü ve Terör Örgütü üyesi olan kişiler (hakim, savcı vb) hakkında yorumda bulunmamız gerekmektedir. Anayasamızın 38. maddesinde belirtilen masumiyet karinesi '...Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz...' Anayasamızın 138. maddesinde belirtilen mahkemelerin bağımsızlığı '..Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz...' Anayasamızın 38. ve 138. maddeleri çerçevesinde FETÖ terör örgütü üyesi olan kişiler (hakim, savcı vb) hakkında değerlendirmeler yapılmalıdır şöyle ki; Anayasamızın 38.maddesi masumiyet karinesinden bahsetmektedir yani bir kişinin suç işlemiş olduğu bağımsız mahkemelerce bağımsız hakim ve savcılarca tespit edilmedikçe o kişi suçlu değildir örneğin; X İsimli hakim FETÖ veya başka bir terör örgütü üyesi olduğu iddia olunarak göz altına alınırsa hemen biz o kişinin suçlu olduğunu söyleyemeyiz X isimli hakim veya savcı (anayasamızın 138. maddesi ve devamı maddelerinde belirtilen )bağımsız ve tarafsız olan mahkemelerce yargılanıp yargılama neticesinde ceza alırsa ve cezası yüksek mahkemece onanırsa biz bu durumda X isimli hakim veya savcının terör örgütü üyesi olduğu sonucunu çıkarırız. Diyelim ki bağımsız ve tarafsız mahkemece yapılan yargılama neticesinde X İsimli hakim FETÖ veya başka bir terör örgütü üyesi olduğu iddiası ile yargılanan kişi Beraat alırsa ve bu karar onanırsa bu durumda X İsimli hakimin terör örgütü üyesi olmadığı sabit olacaktır. Bu nedenle masumiyet karinesi çok önemlidir. Yapılan soruşturma neticesinde göz altına alınan tutuklu bulunan herkes terörist olarak nitelendirilemez yapılan yargılama neticesine göre kişilerin FETÖ militanı olup olmadığı tespit edilecektir. (Sayın Cumhurbaşkanımızın tabiriyle sapla saman birbirinden ayırt edilecektir) Terör Örgütü üyesi olduğu mahkemece sabit olan (yani yapılan yargılama neticesinde FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece tespit edilen ve haklarında ceza verilen) savcılar tarafından yapılan soruşturmanın elbette tarafsız bir şekilde yapılması düşünülemez çünkü Terör Örgütü üyesi olan kişiler terör örgütünün emir ve talimatları neticesinde hareket ettikleri aşikardır bir başka değişle Terör Örgütü üyesi kişilerin kendilerinin bağlı oldukları terörist başından emir, direktif alıp bu doğrultuda karar vereceği veya faaliyet yürüteceği bellidir. Dolayısıyla Terör Örgütü üyesi olan savcıların veya hakimlerin Anayasamızın 138. maddesinde belirtilen bağımsızlığından söz edilemeyecektir. Anayasa 138. maddeye aykırı davranan kişilerin yapmış oldukları işlemlerde (yapılan soruşturma işlemleri, mahkemelerce yapılan yargılama neticesinde verilen kararlar vs...) yok hükmünde değerlendirilmelidir çünkü ortada bağımsız bir hakim savcı yoktur ki bağımsız bir yargılama ve karar olsun... Burada şöyle bir soru akıllara gelebilir FETÖ terör örgütü üyesi olan ve hakkında mahkemece FETÖ terör örgütü üyesi olması nedeniyle ceza verilen (terör örgütü üyesi olduğu kesinleşen) X İsimli savcı tarafından veya X isimli hakim tarafından mahkeme huzurunda beyanı alınan, yargılamaya tabi tutulan ve ceza verilen kişilerin hukuki anlamda yapabilecekleri bir şey var mıdır? Bu kişiler nasıl bir yol izlemelidirler? FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece yapılan yargılama neticesinde sabit olunan hakim, savcı tarafından yapılan işlemlere karşı verilen kararlara karşı ceza alan kişilerin, hakları muhtel olan kişilerin anayasamızın 74. maddesi kapsamında dilekçe hakkını kullanmaları gerekmektedir. Hakkında ceza verilen kişilerin dosyaları Yargıtay'da ise ilgili Yargıtay Ceza dairesine dilekçe yazarak hakkında karar veren hakimin FETÖ terör örgütü üyesi olduğunu belirtmesi bunu ispat etmesi (hakimin FETÖ terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin verilen mahkeme kararını dilekçesine eklemesi gerekmektedir) ve hakkında verilen mahkumiyet kararlı dosyasının Bozulmasını istemesi gerekmektedir bu şekilde dilekçeyi alan Yargıtay ilgili ceza dairesi anayasamızın 138. maddesine aykırı davranan ve terör örgütü üyesi olduğu mahkemece sabit olunan hakimin verdiği kararı Bozması ve yerel mahkemeye yeniden yargılama yapılması amacıyla dosyayı göndermesi gerekmektedir. Dosyası Yargıtay aşamasından geçmiş ve onanmış ise bu kişilerin izleyeceği yol ise Ceza Muhakemesi kanununda belirtilen yargılamanın yenilenmesi kanun yoludur söz konusu kanun yoluna başvuruda süre sınırlaması yoktur hakkında FETÖ terör örgütü üyesi hakim tarafından karar verilen kişinin anayasal hakkı olan dilekçe hakkını kullanarak hakkında mahkumiyete karar veren hakimin FETÖ terör örgütü üyesi olduğunu belirtmesi bunu ispat etmesi (hakimin FETÖ terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin mahkemece verilen kararı eklemesi) gerekmektedir bu şekilde yeniden yargılama yoluna başvurması gerekmektedir. Kısacası FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece tespit olunan hakim tarafından verilen kararlar (dinleme kararı, tutuklama kararı, tecziye kararı vs) yok hükmünde kabul edilmeli, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yeniden değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır yeniden incelenmeli ve yapılan inceleme neticesinde karar verilmelidir Örneğin; FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece tespit olunan hakim tarafından verilen dinleme kararının tarafsız olmayacağı ortadadır FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece tespit olunan hakimin kendi gibi FETÖCÜ olan kişi için mahkumiyet kararı vermeyeceği de bellidir bu nedenlerle bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yeniden yargılama hakkının tesisi gerekmektedir. Yine aynı şekilde FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece tespit olunan savcının, kolluk görevlisinin(polis veya jandarmanın) yaptığı işlemlerinde hukuki anlamda hakkaniyete uygun olduğu tartışmalıdır bu nedenlerle FETÖ terör örgütü üyesi olduğu mahkemece tespit olunan kişilerin yaptıkları işlemlere istinaden verilen kararlar hukuki anlamda yeniden irdelenmeli ve yeniden değerlendirilmelidir. FETÖ terör örgütü üyesi olduğu gerekçesi ile tutuklanan hakim, savcılar hakkında hemen bunlar FETÖ terör örgütü üyesidir diyerek dilekçe hakkınızı kullanmayınız mahkemelerce yapılan yargılama neticesinde tutuklanan hakim veya savcılar FETÖ terör örgütü üyesi oldukları gerekçesi ile mahkemeden ceza alırsa, bundan sonraki süreçte dilekçe hakkınızı kullanınız aksi taktirde FETÖ terör örgütü üyesi olduğu gerekçesi ile tutuklanan hakim veya savcı beraat ederse bu durumunda (sizlerin FETÖ terör örgütü üyesi diye dilekçe yazdığınız hakim, savcı vs FETÖ terör örgütü üyesi çıkmazsa yani mahkemece bu kişi hakkında beraat kararı verilirse) dilekçe yazan kişinin hukuki ve cezai sorumluluğu ortaya çıkacaktır. Yani kısacası dilekçe hakkınızı en erken yerel mahkemenin kararından sonra kullanmanız sizler açısından önemlidir. FETÖ terör örgütü üyesi bunca kişinin (polis, hakim,savcı vs) yaptığı usulsüzlükler zaten var olan yargı yükünü daha da arttırdığı aşikardır bunun üstesinden nasıl gelineceği ise şimdilik merak uyandırmaktadır FETÖ terör örgütü üyelerinin devletimize verdiği zararları düşününce belki de en basiti yargı yükünün fazlalaşmasıdır Ülkemiz; kadim, büyük bir devlet olduğunu bu badireleri rahatça üstesinden gelerek gösterecektir bu bağlamda Selahaddini Eyyübinin torunlarına düşen en önemli görev; Fatih Sultan Mehmed'in torunlarıyla birlikte dün olduğu gibi bugünde omuz omuza hareket etmektir. Yukarıda belirttiğim hususlar yüksek lisans öğrencileri için büyük bir hazine (memba) niteliğine sahip bunu göz önünde bulundurmaları gerektiği kanaatindeyim. - kısa sürede - yaptığım hukuki değerlendirmelerde eksiklikler, noksanlıklar olabilir şayet eksiklikler vs varsa mesleki büyüklerimden, akademisyenlerden ve saygıdeğer yargı mensubu arkadaşlarımdan beni mazur görmelerini rica ediyorum... AV.RIDVAN BAYBARS Kaynak: FETÖ Üyeleri Nasıl Yargılanmalı ?

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!