1. HABERLER

  2. NEDİR

  3. Etnospor nedir? Etnospor Oyunları
Etnospor nedir? Etnospor Oyunları

Etnospor nedir? Etnospor Oyunları

Etnospor nedir?Etnospor, Okçuluk, Kökbörü, Atlı Cirit, Kuşak Güreşi, Yağlı Güreş, Aşırtmalı Aba Güreşi ve Mas Güreşi gibi yüz yıllardır oynanan oyunların genel adıdır. Kırgızistan ve Türkiye'nin ortak kurduğu Etnospor Konfederasyonu'nun başkanlığını ise B

A+A-

Etnospor nedir sorusu Etnospor Festival tarihinin yaklaşması ile merak konusu oldu. Başkanlığını Bilal Erdoğan'ın yaptığı Dünya Etnospor Konfedarasonu tarafından düzenlenen festivalde, Okçuluk, Kökbörü, Atlı Cirit, Kuşak Güreşi, Yağlı Güreş, Aşırtmalı Aba Güreşi ve Mas Güreşi sporları yer alıyor. Bu festivalin ilk 26-27-28 Ağustos tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. İşte Etnospor nedir  sorusunun cevabı.

Etnospor Fetivali'nin amacı hakkında açıklama yapan Bilal Erdoğan şu sözlere yer verdi;

Kendi kimliğimizin içinde, kendi müziğimizin, kendi edebiyatımızın, kendi sanatımızın olduğu gibi kendi sporumuzun da olması gerektiğine inanıyorum. Biz Türk Milleti olarak, kendi kimliğimizle yürüme iddiasındayız.

Etnospor Festivali'nde yer alan spor dalları ise şöyledir;

Yağlı Güreş

Şalvar Güreşi

Kuşak Güreşi

Aşırtmalı ve Kapışmalı Aba Güreşi

Mas (Ağaç) Güreşi

Atlı Cirit

Atlı Okçuluk

Yaya Okçuluğu

Aşık Oyunları

Kökbörü

Mangala

Yağlı Güreş nedir?

yagli-gures-1492493090-qmwt.png

Geleneksel bir Türk sporudur. Güreşçiler vucutlarına yağ sürerek güreştikleri için bu şekilde adlandırılır. 'Er Meydanı' denilen alanlarda yapılır.

Güreşçilerin vucutlarının yağlanması nedeni ile birbirlerini tutmaları zorlaştığından, büyük güç ve ustalık gerektiren bir spordur.

Şalvar Güreşi nedir?

salvar-guresi-g8me-001.png

Genellikle Kahraman Maraş İl merkezi ve ilçelerinde icra edilen bu Güreş çeşidi yıllardır yapıla gelmektedir.Şalvar güreşi çok eski geleneklere dayanan ve Türkmenler tarafından yapılan bir güreş türüdür.Kısa şalvar adından da anlaşılacağı gibi keçi yününden yapılır.Şalvarın ağız kısmına kösele deri dikilir.Bağı ise kalın örme ipten yapılır.Kısa şalvar diz üstünde baldırın orta yerine gelecek uzunlukta dizayn edilir.Kahraman Maraş yöresinde yapılan tüm güreşlerde bu tür şalvar kullanılagelmiştir.Yapılışı çok eskilere dayanan bu güzelim Güreş şimdi sadece Kahramanmaraş’ın Bertiz , Baydemirli ve çevresinde yılda bir defaya mahsus olmak üzere Festival şeklinde tanzim edilerek bu ananenin yaşatılmasına çalışılmaktadır.

Kuşak Güreşi nedir?

kusak-guresi-2-uukq.png

Kapışmalı Aba Güreş Meydanının zemini çayır (çim) veya yumuşak deniz kumu olup, 30×30 metre ölçüsündedir. Etrafı dikensiz tel veya ip ile çevrilir. Kapışmalı Aba Güreşleri gece yapıldığından gerekli aydınlatma araçları sağlanır. Kapışmalı Aba Güreşi müsabakalarında hava muhalefeti ve diğer zaruri nedenler vuku bulursa müsabakalara kapalı salonda devam edilir.

Güreş sporunun tarihine bakıldığında en eski güreş türü olarak Aba Güresi gözlenmektedir. Bu güreş türü İskit, Saka, Uygur, Karahan, Moğol, Özbek, Kazak, Çağatay, bugünkü sınırlar içerisinde de Gaziantep, Antakya yörelerinde yaşayan Kızık Türklerince yapılmaktadır.

Aba güresi, dünyada giysilerle yapılan ilk güreş türlerindendir. Orta Asya’da mücadele ve askeri eğitim aracı olarak yapılan güreş sporu M.Ö. 4 yy ‘da Türk topluluklarınca Çinlilere öğretilmiştir. Hatta Uzakdoğu yakın boğuşma sporlarından olan Judo, Aba Güreş’inin biraz değiştirilerek modernize edilmiş seklidir. Bugün İsveç’te yapılmakta olan pantolon güreşinin de, Orta Asya’da yapılan göçler sırasında Baltık bölgesine yerleşen Hun Türkleri tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir.

Müsabaka sonunda sporcular usulüne uygun olarak önce kuşağı çözer, abayı çıkararak önceden belirlenmiş yere bırakırlar. Meydanı terk etmeden abayı çözüp, gelişi güzel fırlatmak spor adabına yakışmayacağından ceza kuruluna sevk edilirler.

Kırım lehçesinde 'küreş' denilen bu güreşler Hıdırellez’de ve 'tepreş' denilen eğlencelerde ve düğünlerde yapılmaktadır. Romanya ve Türkiye’deki Kırım Türkleri arasında yaygın bir eğlence töreninin adı olan tepreş törenlerinde Kırım Türk geleneklerine göre yapılan güreşler diğer geleneksel güreş çeşitleri gibi davul zurna eşliğinde yumuşak toprak veya yeşil düz zeminde eğlence amaçlı yapılmaktadır. Yaş ve ağırlıklarına göre üç boya ayrılan güreşçiler, bele sarılan iki metre uzunluğundaki özel dokuma kuşaklardan tutarak rakibin şalka düşmesi (iki omzunun yere değmesi) için mücadele ederler.

Mas (Ağaç) Güreşi nedir?

mas-guresi-uggv.png

Ağaç Güreşi, eski tarihlerden günümüze uzanan bir gelenektir. Kültürel kaynaklar bütün genç Yakutların gerçek bir erkek ve savaşçı olabilmesi için bazı belirgin özelliklere sahip olması gerektiğini söyler. Bu spor kişiye; kuvvet, el çabukluğu, hızlılık, dayanıklılık, cesaret ve yaşama gücü gibi fiziksel ve ruhi özellikler kazandırmaktır.

Ağaç Güreşi ya da başka bir deyişle “Çubuk Çekme” Yakut milli sporudur. İlk bakışta basit gözükse de aslında benzersiz bir spordur. Ağaç güreşi, müsabıkların birbirleriyle temas etmeden, birbirlerini sarsmadan ve fırlatmadan yapılan tek mücadele sporudur.

Ayrıca bu spor, yarışma sahasının oluşturulmasının basitliği, masrafının az olması, kurallarının çok açık olması, galibiyet ve mağlubiyet durumunda karar vermenin tartışmaya meydan vermeyecek şekilde kolaylığı ve sporcusunun sergilediği oyunun ortada gözler önünde oluşu nedenleri ile olimpik olmaya son derece müsait bir spordur.

Ağaç güreşi bütün vücut kaslarının çalışmasını gerektirmektedir. Yarışmanın süresi kısa olduğu için bu kısa müsabaka süresinde yani müsabaka boyunca aynı anda kol, bacak, karın, kalça, ense, boyun, sırt, kafa ve tüm gövde kasları çalışmaktadır. Bu nedenle geçmişte temel spor kazanımı olan iyi gelişmiş bir sporcu Ağaç Güreşinde başarı kazanabilir.

Ağaç Güreşi demokratik bir spor olup, farklı yaşlardaki kadın ve erkek sporcuların rakip olmasına olanak sağlar. Aynı zamanda bu spor için gerekli aletler bir çubuk ile iki yandan dengelenmiş ortada bir levhadan ibaret olduğundan, sporu yapmak için gerekli maliyet çok düşüktür.

Atlı Cirit nedir?

atli-cirit-sgmt.png

Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir Ata sporudur. Türkler bu Atlı oyunu Orta Asya’dan günümüze kadar taşımışlardır. Osmanlıda bayramlarda, yabancı devlet adamlarının ağırlanmasında ve ziyafetlerde atlı cirit oynanmaktaydı.

Osmanlılarda “cirit oynamak” yerine “ciride binmek” tabiri de kullanılmıştır. 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin en gözde gösteri sporu olmuştur. Atalarımız barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atlı cirit sporunu tesis etmiş, insanları ruh ve bedenen eğiterek yarınlara hazırlamışlardır. Atlı ciritte hiçbir spor müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama, affetme şeklinde bir davranış vardır. Hasmının önünü kesip, ona ciritle vurma imkânı varken vurmayıp bağışlayan sporcu puan kazanmaktadır. Bu yönüyle spor ve erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir.

Başlıca oyun alanı At Meydanıdır. Burada her zaman cirit talimi yapan atlılara rastlamak mümkündür fakat asıl müsabakalar Cuma günleri Cuma namazından sonra yapılır, o zaman meydanı yüzlerce atlı doldurur. Şehir içindeki ikinci önemli cirit alanı Küçük Ayasofya ile Kadırga arasındaki Cündi (süvari) Meydanıdır. Topkapı Sarayında da Gülhane Bahçesine doğru büyük bir cirit meydanı bulunur, Cuma namazından sonra burada cirit oynayan saray halkına çoğu zaman padişah da katılır. Cirit oyununda saray halkı geleneksel olarak Bamyacılar ve Lahanacılar adlı iki takıma ayrılır, padişahlar da bu iki takımdan birine dahil olurdu. Saraydaki cirit meydanında bu iki takımı simgeleyen, birinin tepesinde bir bamya, diğerinin tepesinde bir lahana heykeli bulunan iki mermer sütun bugün de durmaktadır.

Cirit Oyunu, daha kırk elli yıl öncesine değin Anadolu’da yaygın bir oyun olduğu halde son yıllarda sadece Erzurum, Erzincan, Uşak, Bayburt, Ankara, Manisa, Kars yörelerinde yaşamaya devam etmektedir. Ayrıca yurtdışında İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ile Türklerle meskûn diğer Asya yörelerinde de hâlâ canlılığını ve geleneğini sürdürmektedir.

Atlı Okçuluk nedir?

atli-okculuk-v6vr.jpg

Tarihteki Türk atlı okçuları, dörtnala giderken eyer üstünde dönüp arkaya ok atarak hedefe tam isabet ettirme ustalıklarıyla tanınmışlardır. Uluslararası literatürde “Part Atışı” olarak isimlendirilen at üzerinde geriye doğru yapılan ok atışının en başarılı ve en ünlü uygulayıcıları Türkler olmuşlardır.

Türklerin ok ve yaya verdiği önem, onun inanç dünyasını da etkilemiştir. Eski dönemlerinden beri Türkler için ok ve yay hâkimiyet sembolüydü. Hakan tahtında otururken elinde ok ve yay tutardı. Komutanlarını toplamak için onlara anlamı belli, değişik oklar yollardı. Çetirlerinde, damga ve sikkelerinde ok ve yay resmi vardı. Okçuluktaki bu töre ve semboller, daha sonra Selçuklularda da devam etmişti. Büyük Selçuklular 1040’da Dandanakan zaferini kazanınca, komşu ülkelere gönderdikleri fetihnâmelerin başında eski Türk hâkimiyet sembolü olan ok ve yay işaretleri bulunuyordu.

Öte yandan, tüm dünya uluslarınca benimsenen gerçekte, ok-yay ve okçuluğun Türklerce dünyaya tanıtılmış olmasıdır. Bu gerçekle ilgili tarihi kanıtların bir bölümü Ergenekon ve Oğuz Destanlarında yer alır. Bedenlerini çeşitli uğraşlarla en iyi biçimde eğiten Türkler, ok ve yayı çok iyi değerlendirmişlerdir. Maden çağının açılması ve atın eğitilmesi sonrası Türklerin Orta Asya’dan göçleriyle ok ve yayın kullanımındaki becerilerini dört bir yana yaymışlardır. Türk, Orta Asya steplerinden uzandığı her yere elinde yayı, sırtında ok sadağı, altında atı ile gitti ve bunları gittiği her yerde tanıttı.

Aşık Oyunları nedir?

asik-oyunlari-ojqh.jpg

Koç, koyun, keçi gibi küçük baş hayvanların arka ayak bileklerinden çıkarılan dikdörtgen biçimli, dört farklı yüzü olan kemiğe aşık, bununla oynanan oyuna da “aşık oyunu” adı verilir. Aşık oyunu, genellikle küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu kırsal yörelerde, daha çok erkek çocuklar tarafından oynanır. Alçı, aluk, aşşıh, aşuh gibi adlar verilen aşık, hayvanın sağ veya sol bacağından çıkmasına; geyik, inek, kurt gibi başka hayvanlardan elde edilmesine; boyalı, kurşunlu olup olmamasına göre de değişik adlar alır. Aşığın yüzleri çeşitli yörelerde cuk, çik, buk, tök, tok, alçı, togan, bey, gong olarak isimlendirilir.

Kökbörü nedir?

kokboru-skip.jpg

Gökbörü oyunu Türkler’in tarihî ve millî sporlarından biridir. Bugün dahi Türkistan Türkleri’nin en önemli atlı sporlarından birini teşkil eden gökbörü oyunu, cirit gibi atlı bir spordur ve esası, at salıp koşarak oğlağı kapmak ve rakibin kalesinden geçirerek sayı kazanmak üzerinedir. Gökbörü oyunu, Türkistan kökenli olup, binlerce yıldan beri, atlı savaşçıların kendilerini barış zamanlarında zinde tutmak için oynadıkları atlı müsabakalardan biridir. Günümüzde Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Moğolistan, Tacikistan ve Afganistan'da oynanıyor. Oyun halen en doğal haliyle oynanmakta ve seyredildiği zaman tam bir savaş oyunu havası vermektedir.

Esasında Türkler her türlü atlı spor oyununa rağbet gösterir ve başarılı olurdu. Orta Asya Türkleri’nde Beyge ve Kökböri (Gökbörü), atlı spor türlerinin en çok sevilenlerindendir. Beyge daha ziyade, aynı yönde yapılan ödüllü koşu, kökböri de, kesilmiş bir oğlağı birbirinden kapmak suretiyle yapılan bir atlı yarıştır.

Kökböri’de atlılar, kesilmiş bir oğlağı veya başka bir hayvan yavrusunu birbirinin pençesinden almak için kurtlar gibi mücadele ederler. Orta Asya Türkleri’nde güvey ile gelin bir istikamette at yarışı yani beyge yapar, ok atar, güreş tutarlardı. Eski çağlarda Türkler kendi sembolleri olan kutsal kurda “Kök-böri” yani “Gök-kurt” demekteydiler. Türkistan’da çok bilinen ve oynanan bu oyuna “Gökböri”, “Kökpari”, “Oğlak/Ulak”, Afganistan’da “Oğlak, Buz-Kaşi”, Kazaklarda “Kökbar” gibi adlar verilmektedir. Anadolu’da ise “Öndül Kapmaca” “Pösteki” adını taşımaktadır.

Mangala nedir?

mangala-nedir.jpg

Mangala Türk Zeka ve Strateji Oyunu iki kişi ile oynanır. Oyun tahtası üzerinde karşılıklı 6’şar adet olmak üzere 12 küçük kuyu ve her oyuncunun taşlarını toplayacağı birer büyük hazine bulunmaktadır. Mangala Oyunu 48 taş ile oynanır.

Oyuncular 48 taşı her bir kuyuya 4’er adet olmak üzere dağıtırlar. Oyunda her oyuncunun önünde bulunan yan yana 6 küçük kuyu, o oyuncunun bölgesidir. Karşısında bulunan 6 küçük kuyu rakibinin bölgesidir. Oyuncular hazinelerinde en fazla taşı biriktirmeye çalışırlar. Oyun sonunda en çok taşı toplayan oyuncu oyun setini kazanmış olur. Oyuna kura ile başlanır. Oyunda 4 ana temel kural vardır.

1. TEMEL KURAL: Kura neticesinde başlama hakkı kazanan oyuncu kendi bölgesinde bulunan istediği kuyudan 4 adet taşı alır. Bir adet taşı aldığı kuyuya bırakıp saatin tersi yönünde, yani sağa doğru her bir kuyuya birer adet taş bırakarak elindeki taşlar bitene kadar dağıtır. Elindeki son taş hazinesine denk gelirse, oyuncu tekrar oynama hakkına sahip olur. Oyuncunun kuyusunda tek taş varsa, sırası geldiğinde bu taşı sağındaki kuyuya taşıyabilir. Hamle sırası rakibine geçer. Her seferinde oyuncunun elinde kalan son taş oyunun kaderini belirler.

2. TEMEL KURAL: Hamle sırası gelen oyuncu kendi kuyusundan aldığı taşları dağıtırken elinde taş kaldıysa, rakibinin bölgesindeki kuyulara da taş bırakmaya devam eder. Oyuncunun elindeki son taş, rakibinin bölgesinde denk geldiği kuyudaki taşların sayısını çift sayı yaparsa (2, 4, 6, 8 gibi) oyuncu bu kuyuda yer alan tüm taşların sahibi olur ve onları kendi hazinesine koyar. Hamle sırası rakibine geçer.

3. TEMEL KURAL: Oyuncu taşları dağıtırken elinde kalan son taş, yine kendi bölgesinde yer alan boş bir kuyuya denk gelirse ve eğer boş kuyusunun karşısındaki kuyuda da rakibine ait taş varsa, hem rakibinin kuyusundaki taşları alır, hem de kendi boş kuyusuna bıraktığı taşı alıp hazinesine koyar. Hamle sırası rakibine geçer.

4. TEMEL KURAL: Oyunculardan herhangi birinin bölgesinde yer alan taşlar bittiğinde oyun seti biter. Oyunda kendi bölgesinde taşları ilk biten oyuncu, rakibinin bölgesinde bulunan tüm taşları da kazanır. Dolayısıyla, oyunun dinamiği son ana kadar hiç düşmez.

Mangala Oyunu 5 set olarak oynanır.

Oyunu kazanan oyuncu (1) puan, kaybeden (0) puan ve berabere bitiren oyuncular yarım (0,5) puan alır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!