1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Erdoğan: Rejim tartışması bitmiştir
Erdoğan: Rejim tartışması bitmiştir

Erdoğan: Rejim tartışması bitmiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyet'ten geri adım atmaya çalışanlar, herkesten önce karşısında beni bulur" dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 36. Muhtarlar Buluşması'nda konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki konuşmasında Cumhurbaşkanlığı sisteminin detaylarını aktaran Erdoğan, önemli açıklamalar yaptı.

"Cumhuriyet'ten geri adım atmaya çalışanlar, herkesten önce karşısında beni bulur" diyen Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı sistemi şahsımın sistemi değildir. Şahsımla baki değildir. Allah'ın izniyle Türkiye'de Tayyip Erdoğanlar bitmez" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Bu buluşmaların çok önemli olduğuna inanıyorum. Biliniz ki tüm dünyadan takip ediliyor. Adeta tarihe not düşüyoruz. Tamamı milletin özgür iradesiyle seçilen muhtarları, belediye başkanları, milletvekilleri, cumhurbaşkanlarıyla tabandan tavana demokrasinin tüm unsurlarıyla yaşatıldığı yerdir. Milletimiz 15 Temmuz gecesi canı pahasına istikbaline, istiklaline ve demokrasisine sahip çıkacağını göstermiştir.

"MİLLET EĞER SEN YÜRÜRSEN ARKADAN YÜRÜR"

Etiyopya Devlet Başkanı dedi ki, 'Siz Facetime'da İstanbul'a geleceğinizi açıkladığınıza ben rahatladım' dedi. Oradan bunu takip ediyor ve 'Bu iş halloldu' diyor. Çünkü demokrasi mücadelesi lafla olmaz. Millet eğer sen yürürsen arkadan yürür. Lider taşın arkasına saklanırsa, millet dağın arkasına saklanır. En modern silahların karşısında yüreğindeki imanı ve çıplak elleriyle dikilen Türk milleti, demokrasi tarihine zafer kazandırmıştır. 

"CUMHURİYET'TEN GERİ ADIM ATMAYA ÇALIŞANLAR, HERKESTEN ÖNCE ŞAHSIMI BULUR"

Türkiye, 1923 yılında Cumhuriyet'e geçerek, rejim tercihini yapmıştır, milletimizin böyle bir meselesi yoktur. Ana muhalefetin başındaki zat iki de bir böyle diyor ya, böyle bir sorun yok. Cumhuriyet'ten geri adım atmaya çalışanlar, herkesten önce şahsımı bulur. Yönetim sistemi arayışı hangi rejimde olursa olsun son 200 yıldır sürekli devam eden bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. 

"ARTIK SÖZ DE KARAR DA MİLLETİNDİR"

Biz damdan düştük. Bu nedenle bu işi iyi biliriz. Cumhuriyet dönemimizin darbelerle, muhtıralarla, krizlerle dolu olması, mevcut yönetim sistemimizin mükemmeliyetinden kaynaklanmıyordu.

TBMM'de kabul edilen ve Cumhurbaşkanı olarak onayıma sunulan bir paket var. Türkiye yetki ve sorumluluğun Cumhurbaşkanı'nda toplandığı yeni bir yönetim sistemine geçiyor. Meclis anayasa değişikliğini kabul ederek üzerine düşeni yapmıştır. Cumhurbaşkanı olarak ben de incelememi tamamladıktan sonra mesele sizin önünüze gelecektir. Artık söz de karar da milletindir. 

"NİYE KORKUYORSUNUZ? BIRAKIN MİLLET VERSİN KARARI"

Milletten bu kararı kaçırmak isteyenler olmuştur. Niye korkuyorsunuz? Bırakın millet versin kararı. Milletten korkuyorlar da onun için. Hak galip geldi ve millete gidiyor. Ülkemizde bir kesim var ki, gündeme gelen her konuda aynı tavrı gösteriyor. Bunların millete faydalı olacak hiçbir teklif ortaya koydukları baki değildir. Köprü, Marmaray, hızlı tren, havalimanına karşı çıkarlar, bombalarlar. Bunlarda insanilik yok. 

Bunlara sesleniyorum, sizler hangi hayırlı iş yapılırsa yapılsın karşısına dikildiniz. Ülkeyi büyütecek hiçbir adımın yanında yer almazlar. Müzmin muhalifler gibi sürekli çarpıtmayla meseleleri ters yüz etmeye çalışırlar. Son anayasa değişikliğinde de aynı taktiği izlediler.

Türkiye'nin yaşadığı krizlerin, darbelerin sebebi olan mevcut sistemi göklere çıkararak, cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemini karalıyorlar. Bu anayasa değişikliğini engellemek için Meclis'te yapmadıkları çirkinlik kalmadı. Bu milletimiz için yeni bir mesele değildir.

2007'de atılan adım, ülkemizi bugünkü noktaya getirmiştir. Bu yüzde 69 bunları çıldırttı. Asırlık arayış yeni bir yola girmiştir. Bu sistemin ne anlama geldiğini, pek çok kimse, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından anlayabilmiştir. Mevcut anayasanın Cumhurbaşkanı'na çok fazla yetki verdiği hep tartışılmıştır. Burada söz konusu olan şahsım değil. Bu süreç şahsımla birlikte yaşandı. Bu makamda kim oturuyorsa otursun, kendisinden aynı liderlik beklenecekti.

"10 YIL ÖNCE ATILAN ADIMIN TAMAMLANMASI"

Siyasi hayatları birçok krizlerle geçen Özal ve Demirel'in nihai aşamada geldikleri yer aynıdır. Erbakan'dan Türkeş'e kadar tüm liderlerin de benzer görüşlere sahip olduklarını biliyoruz. 2007 yılında atılan düzenlemeyle, milletimiz tercihini cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden yana olduğunu ortaya koymuştur. 10 yıl önce atılan adımın tamamlanması olarak bakmak gerek. O zaman yüzde 69 olarak evet denilen referandumda bu değişikliğe de aynı şekilde sahip çıkılacağına inanıyorum.

"ESKİDEN BERİ HAYIRCI BLOK VARDI"

Eskiden beri hayırcı blok vardı. Özelleştirme denilir bunlar ortalığı velveleye verilir. Özel sektör gelsin denilir bunlar homurdanır.

Şimdi Türkiye'de her olayda kullandığı arabasından, beyaz eşyasına kadar bunları yenileyen bir Türkiye var. Bu belli imkanlar olduğu için oluyor. Daha iyisi olacak. İlk başbakan olduğum dönemde, 4 temel direk üzerinde Türkiye'yi yükselteceğiz dedik. Eğitim, sağlık, emniyet, adalet. Buna daha sonra ilaveler yaptık.

"MİLLETİME SESLENİYORUM"

Buradan milletime sesleniyorum, kentsel dönüşümde devletimize yardımcı olun. Bu yapılacak değişimle çok daha mutlu olacaksınız. Sürekli olarak bu güzelliklerle anılacaksınız. Devlet, hükümet hiçbir zaman halkını sömürmenin peşinde değildir. Tek derdimiz var, bunu yapalım ki şehirlerimiz çok daha güzel olsun. Medeni olan bu topluluk bu güzellikleri geleceğe miras olarak bıraksın.

Bunların karşı çıktıkları şeylerin hiçbirinde ülke ve milletin menfaati değildir. Neye, niçin karşı çıktıklarını bilmedikleri ve ifade edemedikleri için milletin kafasını bulandırmaya çalışıyorlar. Her şey tek adamda bütünleşecek, el insaf, yargı yok el insaf. Hepsi yalan. Bunlar yalanla yattılar, yalanla kalktılar, cibiliyetinde bu var. Atalarımız doğru yerinden kalkana kadar yalan dünyayı dolaşırmış derler. Anayasa değişikliğini karalamak isteyenlerin yalanları da dolaşmaya başladı.

Asıl meselenin 2023 hedeflerine ulaşma, 2053 ve 2071 vizyonumuzu hayata geçirmek olduğunu anlatın. Cumhurbaşkanlığı sisteminin, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkelerinin sistemi olduğunu paylaşın.

18 YAŞ SEÇİLMEYE ASKERLİK MUAFİYETİ TAVSİYESİ

1. Madde: Yargının bağımsızlığının yanına TARAFSIZDIR ilkesi ilave ediliyor. Bundan kim neden rahatsız olabilir?

2. Madde Milletvekili sayısının 550'den 600'e çıkmasıyla ilgilidir. Çift kamaralı sistemde toplam 600 seçilmişle çalışan bir meclis vardı. Buradan geliyoruz biz. Dünyadaki örneklerine de gayet uygun. Tek kamara sistemimiz 600 vekil. Senatör yok.

3. Madde seçilme yaşını 18'e indirme. Daha önce başbakanlığım döneminde 30'dan 25'e indirmiştik. Bana göre en önemli maddelerden biri budur. Gençlerimizin kendilerine 18 yaşında seçme hakkı veren ama seçilmelerine rıza göstermeyen bu sistemi değiştirmek için halk oylaması sisteminde gece gündür çalışacaklarına inanıyorum.

Böyle bir saçmalık olur mu? Seçilme mi zor seçmek mi? Seçmek zordur. Doğruyu yanlıştan iyiyi kötüden ayırt edecek bir erdeme ulaşmaktır seçmek. Seçilmek onun kadar zor değil. Adam gibi 18 yaşında benim gencim hakkını kazanıyorsa milletim o genci parlamentoya gönderir. Ve bugün dünyada 57 ülkede seçme seçilme yaşı 18'dir.

Bakıyorsunun 25 yaşında bakan oluyor adam. Bu konularda bir defa gençlerimize güveneceğiz. Ve inanıyorum ki gençlerimize bu farklı bir sınıf atlatacak. Şimdi çıkmışlar diyorlar ki askerlik ne olacak? Sanki öyle diyelim ki Türkiye genelinde 7 milyon gencin hepsi vekil oluyor da bu soruyu soruyorlar. 10-15 neyse bu gençleri askerlikten muaf tutarsın olur biter. Parlamentoda görev yapmak kadar kutsal bir görev var mı?

"ARTIK SORUMLU CUMHURBAŞKANIDIR VE HESAP VERMEKTEN KAÇMA İMKANI YOKTUR"

Diğer maddeler mevcut sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi düzenliyor. En önemlisi de Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın birleştiriliyor olmasıdır. İki yürütme yerine gücünü milletten alan bir tek yürütme ortaya çıkıyor. Millet kime oy verdiğini, kimden icraat beklediğini, kime hesap soracağını bilecektir. Bu kişi artık Cumhurbaşkanıdır. Bu kişinin de sorumluluktan kaçma imkanı yoktur.

"AYDA BİR SEÇİM YAPILMASINA SON"

Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleri 5 yılda bir yapılacaktır. Bu kadar büyük maliyetlerle bu kadar zaman harcanmayacak. Ayda bir seçim oldu bu ülkede neler yaşadık ya? Ayda bir seçimin olduğu, başbakanın değiştiği ülkede istikrar olur mu? 16 ayda bir hükümet değişmiş ortalamaya bakınca. Burada istikrar olmaz. Bunu kim kaldırdı biz kaldırdık. Belediyeler gibi bu seçim de 5 yılda bir olacak. Krizler döneminin kapanması sağlanmış olacak.

"KARARNAME DEĞİL KANUN ÜSTÜN VE ONU DA MECLİS YAPIYOR"

Bir diğer önemli husus Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi vererek yürütmenin daha hızlı olması veriliyor. Dikkat edin kanun değil kararname yetkisi veriliyor. Ayrıntılı sınırlamalarla birlikte... En önemlisi de kanunun kararnameden üstün olduğunun belirtilmesidir. Yasama organı meclis olduğuna göre elbette bu konuda üstünlük ve öncelik oraya verilmelidir. Ve öyle yapılmaktadır. Tüm kanun yetkileri meclise ait.

"FESİHTE BİRLİKTELİK İLİŞKİSİ GELİYOR"

Seçimleri kim talep ederse etsin ikisi beraber olacak. Cumhurbaşkanı ile meclis arasında böyle bir ilişki tesis ediliyor. Cumhurbaşkanını doğrudan halkın seçmesi sağlanırken partileriyle ilişkisini kesme şartı koşularak gerçekçi olmayan bir yöntem öngörülmüştür. Benim mesela kurucusu olduğum partimle ilişkim kesildi. Yeni değişiklikle bu yanlış düzeltiliyor. Zaten siyasi olan Cumhurbaşkanının partili olmasının önü açılıyor.

"CUMHURBAŞKANI HESAP VERİYOR"

Yine mevcutta Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında sorumsuzdur. Yeni sistemde denetim mekanizması ve Cumhrubaşkanını sorumlu hale getiriliyor. Böylece Meclisin Cumhurbaşkanı ile birlikte yardımcı ve bakanları denetlenebilecek. Ceza gerektiren durumlarda Cumhurbaşkanı Yüca Divanda yargılanabilecek. Cumhurbaşkanının la Yüs'el olmadığı denetlenebildiği demokratik bir tablo ortaya çıkıyor.

"BU ERDOĞAN'IN, AK PARTİ'NİN, MHP'NİN SORUNU DEĞİLDİR"

Yeni anayasa Türk milletinin ve Türk devletinin geleceğini aydınlatarak 2023 hedefi ve 2071'in şekillenmesini sağlayacak, yeni Türkiye'nin müjdesi haline gelecektir. Bu 'Büyük Türkiye' olacaktır. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel meselesi ya da AK Parti'nin veya MHP'nin parti meselesi değildir. Bu ülkenin meselesidir.

"SİSTEMDE KALICI HALE GETİRMEK İSTİYORUZ"

Biz sorun yaşamıyoruz ama bu durumun sistemin doğruluğundan değil. Şahsım ve hükümetin uyumundandır. İşte biz bu durumu sisteme bağlıyoruz. Şahıslar geçici. 2 metreküplük bir mezar şahısları götürür. Kim olursan ol. Biz bunu sistemde kalıcı hale getirmek istiyoruz.

"KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YARDIMCI OLUN"

Her şeye karşılar. Eğitim, Emniyet, Adalet, Sağlık... İşte TOKİ ile yaptıklarımız... Ben buradan vatandaşıma çağrıda bulunuyorum. Kentsel dönüşüm değişimde devlet ve hükümet sömürmenin dara sokmanın peşinde değildir. Tek derdimiz var bunu yapalım ki şehirlerimiz daha güzel olsun. Onun için devletimize yardımcı olalım. Bu şehirlerimizi daha da güzelleştirecek. Medeni toplum geleceğe bunları miras olarak bırakacak.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!