1. HABERLER

  2. AĞRI

  3. Ağrı Devlet Hastanesi'ni Yapan 2. Müteahhit de iflas etti
Ağrı Devlet Hastanesi'ni Yapan 2. Müteahhit de iflas etti

Ağrı Devlet Hastanesi'ni Yapan 2. Müteahhit de iflas etti

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, şehir hastanelerinin şehrin dışına yapıldığı iddialarına ilişkin, "Yeni hastane yapacak yer arıyoruz.

A+A-

"Şehir merkezinde hastane yapacak arsa bulamıyoruz"
Şehir merkezlerinde hastane yapacak arsa bulamadıklarına dikkati çeken Demircan, "Eski hastanelerimizde hem dar mekanlarda yapılmış hastaneler hem süresi içerisinde ekleme yapılmış. Arsa alanları iyice sıkışmış.  Ankara Sıhhiye bölgesinde hastaneler yığılmış. Mekanlar eski model koğuş tipi odalara sahipler. Bugünkü anlayışa uygun inşa edilmediği için ameliyathane ve acili uygun değil. Numunenin aciline gidince üzüldüm. Çok daha güzel olmalı. Hemen girişimde bulundum. Mühendis arkadaşları gönderdim. Ufak bir düzenleme yapacağız ama mekan yetmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Fakülte hastanelerinin de eskidiğini vurgulayan Demircan, bu konuda yeni çözümler üretmek gerektiğinin altını çizdi.  Türkiye'nin deprem sorununun da olduğunu belirten Demircan, 1999 öncesi yapılan inşaatların deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığını ve büyük bir risk oluşturduğunu söyledi. Birçok hastanenin deprem konusunda riskli olduğunu dile getiren Demircan, bu hastanelerin süratle yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Demircan, hastaneleri yenilerken arsaları geniş yerlerde yaparak çözüm aramaya çalıştıklarını belirterek, şöyle devam etti: 
"Biz bu hastaneleri en az 60-70 yıl kullanmanın peşindeyiz. Yetmediği zaman nüfus artışı olursa yanındaki boş arsaya eklemeler yaparak bu sorunu çözelim istiyoruz. Eski hastanelerimiz bize bu imkanı vermiyor. Bu mekanlar ne olacak? Bu mekanlar milletin. Bu hastaneleri yıkacağız. Hastaneler zaten yıkılması gereken noktada. Bunların sahibi millet. İlgili bakanlık, milli emlak, maliye değerlendirir. Hastane, yeşil alan ya da eğitimin ihtiyacına göre değerlendirir. Bu ülkenin kaynağıdır. Ülkenin hayrına ne gerekiyorsa siyasi irade karar verir, hesabını da millete verir. Bunun gibi meseleye böyle bakalım."
İstanbul'da hastanelerde yaşanan durumun çözümü için bir çalışma yaptıklarını da aktaran Demircan,  İstanbul'a 7 yeni hastane yapılması gerektiğini söyledi.  İstanbul'daki eski hastanelerin de yenilenmesi gerektiğini ifade eden Demircan, "Yeni hastane yapacak yer arıyoruz. Gönül istiyor ki şehrin merkezinde hiçbir yere uğramayalım ama bu seferde şehrin dışına gidiyoruz. Ben belediyelere bir kanun teklifi olarak bu sorumluluğun yüklenmesinden yanayım. Şehirlerde eğitime, sağlığa zorunlu olarak imar planlarında yeterli yer ayırma zorunluluğunu getirmek lazım." dedi.
Şehir hastaneleri maliyetinin yüksek olduğu konusunda eleştirilere de değinen Bakan Demircan,  Türkiye'nin sağlık mekanları ile ilgili ihtiyacını karşılamak için yerli sermaye ve tasarrufları kullanma imkanı yeterli olmayınca yabancı tasarrufları kullanma noktasına gelindiğini söyledi.
Demircan, şehir hastaneleri için yapılan ihalelere yüzde 80 dış sermaye, yüzde 20'si öz sermaye olmak şartıyla yatırımcının tekliflerine açıldığını ifade ederek, ihalelerin ön değerlendirme ve açık ihale şeklinde yapıldığını söyledi.
AĞRI'DAKİ HASTANE 10 YILDIR BİTMEDİ
Şehir hastaneleri ihalelerinin klasik ihale yöntemiyle yapıldığını anlatan Demircan, devlet hastaneleri ihalelerinde çok daha fazla sorunlar yaşandığını söyledi. İhale modelinin açık eksiltme ile yapıldığından en düşük olana vermek zorunluluğunun olduğunu dile getiren Demircan,  Ağrı'daki hastane yapımının 10 yıldır bu nedenle bitmediğini söyledi. Devlet hastaneleri ihalelerini en düşük teklif veren firmaya vermek zorunda olduklarını dile getiren Demircan, "Ağrı'da ikinci müteahhit de iflas etti şimdi üçüncü müteahhitle bitirmeye çalışıyoruz.  Ağrı'daki hastanenin bitmemesinden memnun değiliz. Bu müteahhitimizde de iflas durumu olmazsa ocak ayında bitmesini planlıyoruz." diye konuştu.
Sağlık Bakanı Demircan, şehir hastaneleri tamamlanınca eski hastanelerin kapanacağını ancak eski olmayan hastanelerin kapanmayacağını söyledi.
Olağanüstü Halin (OHAL) uygulanmasının kişilerin ruhsal sağlığını olumsuz etkilediği eleştirilerine de yanıt veren Bakan Demircan, bölgede küresel bir operasyon yapılmak istendiğini bunun etkilerinden herkesin nasibini aldığını belirtti.
Türkiye'nin bu konuda güvenlik tedbirlerini de almak zorunda olduğunu ifade eden Demircan, "Terör belasıyla uğraşıyoruz bu konuda da tedbirlerimizi almak zorundayız. 15 Temmuz'da ihanet saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Güvenlik ve özgürlük dengesini korumak zorundayız. OHAL'den dolayı vatandaşımızın asla özgürlüğü kısıtlanmamaktadır. Vatandaşın özgürlüğünü korumak için biz OHAL tedbiri almış durumundayız. Ne yapalım? Darbe girişiminde bulunanlara karşı hiçbir tedbir almayalım mı?" dedi.


HABERE YORUM KAT

UYARI: Bir Yorum Yapın |HABERE YORUM KAT| Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş