1. HABERLER

  2. TEKNOLOJİ

  3. ABD'nin yeni nesil silahları
ABD'nin yeni nesil silahları

ABD'nin yeni nesil silahları

A+A-

Casus Güvercin
Spy Piegon" bakıldığı zaman bir kuştan ayırt edilemeyecek şekilde tasarlanıyor. Öyle ki, bir kuş gibi kanat çırpacak ve elektrik tellerinin üzerine konabilecek kadar yüksek bir hareket kabiliyetine sahip olacağı iddia ediliyor. Takip ettiği hedefin tam tepesine konabilecek olan casus güvercin, ABD için düşmanlarını uydudan takip etme dönemini geride bırakmasını sağlayacak. Tehlikelerden korunması için çevresindeki silahları tespit etmesini sağlayacak algılayıcıları bulunacak casus güvercin 2015'e yetiştirilmeye çalışılıyor.

Flybot
Harvard Üniversite'si araştırmacıları tarafından geliştirilen casus sinek, insan yaşamanı tehdit eden ortamlarda düşman mevzilerinde keşif yapması amacıyla tasarlandı. Biyolojik ve kimyasal silahların zehirlediği bölgelerde keşif yapabilecek olmasının yanı sıra, arama faaliyetlerinde gizli bombaların tespit edilmesinde de kullanılacak. Test süreci yedi yıl süren casus sinek, yapım malzemesi olan hafif karbon sayesinde bir toplu iğneden daha hafif olma özelliğine sahip.

Barrett REC7 piyade tüfeği
M468 adıyla da bilinen Barrett REC7, geliştirilme aşamasında olan M16/m4 tüfeklerinin bir başka modeli. 40,64 cm uzunluğunda namluya sahip olan tüfek, dakikada 750 mermi atıyor ve 6.8 ve 5.56 mm.'lik fişek kullanabiliyor.

CheyTac Intervention sniper tüfeği
10.4 milimetrelik fişek kullanan CheyTac sniper tüfeğinin menzili 2,300 metre. 14 kilo ağırlığındaki tüfek gece ve gündüz için optik görüş sistemi, meteorolojik ve çevresel algılayıcı sistemi, lazer mesafe ölçer, gelişmiş balistik bilgisayar donanımlarıyla kullanılıyor.

Tdi Vector
Hafif makineli tüfek sınıfına giren TDI Vector'un üretimine 2009 yılında başlandı. Silahın namlusunun hem el, hem de omuz ile aynı hizada olması, tüfeğin geri tepmesini ve namlunun ateş esnasında yükselmesine engel oluyor. 14 cm uzunluğundan namluya sahip olan tüfeğin 10.2 ve 11.5 ml fişek kullanabilen modelleri 2010'da üretilecek. Sivil kullanım için sadece yarı otomatik modeli sunulacak olan tüfek dakikada 1500 mermi atacak şekilde tasarlandı.

LRWC M6 piyade tüfeği
LWRC M6'nın parçaların yüzde 80'i, 5.56 mm.'lik M4 ile aynı. Dakikada 800 mermi atan silahın, namlu ağzı takılıyken merminin namludan çıkış hızı saniyede 853 metreye ulaşıyor.

Cornershot
İsrail ordusundaki bir tuğgeneral ile ABD'li girişimciler tarafından geliştirilen Cornershot, terörle mücadele için geliştirilmiş bir tüfek. Özelliği ise düşmana hedef olmadan ona saldırılabilmesini sağlaması. Nazi Almanya'sı tarafından sokak çatışmalarında kullanılmak için tasarlanan Krummlauf tüfeğinden esinlenerek geliştirilen Cornershot, standart olarak 40 mm'lik bomba atar taşıyor ve tanksavar olarak da kullanılabiliyor.

Ejderha derisi zırhı
2007 yılında tasarlanan ve geliştirilmeye başlanan ejderha derisi zırhı üst üste bindirilmiş seramik-titanyum disklerden oluşuyor. Diskler saldırıları bloke ediyor ve geniş alana yayarak çarpmanın etkisini azaltıyor. Zırh, ik ucunda bulunan algılayıcılar sayesinde çarpan kurşunların etkisiyle oluşan vibrasyondan elektrik üretiyor ve kendisine isabet eden kurşunun türünü saptıyor.

SWORD silahlı robot
Düşman mevzilerini keşfetmek için kullanılmasının yanı sıra çatışmalarda da yer alabilen SWORD askeri robotlarına birden fazla silah monte edilebiliyor. Bunlar arasında M16 piyade tüfeği, M249 hafif makineli tüfek, M240 makineli tüfek, Barrett M82 yarı otomatik tüfek ve 40 mm bomba atar bulunuyor. Birim maliyeti 230 bin dolar (350 bin TL) olan SWORD, 2007'de Irak'taki operasyonlarda görev almaya başladı.

Aktif Reddetme Sistemi
ABD'nin kısa bir süre önce Afganistan'dan geri çektiği Active Denial System (Aktif Reddetme Sistemi) adlı silah, kullandığı mikrodalga enerjisi ile insanların derisinde katlanılması mümkün olmayan bir acıya neden oluyor. Silah, bir milimetre boyunda dalgalar göndererek derinin üst kısmını yakıyor ve yaptığı etkiyle kurbanını hareket etmeye zorluyor. Terörle mücadele kapsamında ABD'nin önde gelen silahlarından biri olması beklenen silah halen geliştirilme aşamasında.

CBU-97
CBU-97, ABD'nin 450 kiloluk güdümlü olmayan misket bombası. Bu bomba içinde 10 adet misket bombası bulunduran SUU-66/B patlayıcı dağıtım sistemi içeriyor. Her misket bombası ise dört adet hokey pakı şeklinde algılayıcılara sahip. Bu algılayıcılar zırhlı düşman araçlarını tespit ederek patlayıcıları harekete geçiriyor. Serbest düşüş esnasında hedefini tespit eden CBU-97, 234 cm uzunluğunda ve 40 cm çapında. Birim maliyeti ise 360 bin dolar (546 bin 903 TL).

MOAB
Tüm bombaların anası" olarak bilinen MOAB, ilk kez 11 Mart 2003 tarihinde denendi. Üreticileri tarafından "nükleer olmayan en güçlü bomba" olarak tanımlanan MOAB, ABD'nin sığınakları imha etmek için geliştirdiği en güçlü bomba özelliğini taşıyor. 10.3 ton ağırlığında ve 9.17 metre uzunluğundaki MOAB, kendisinden önce gelen konvansiyonel bombalara göre çok daha uzun bir menzile ve etki alanına sahip

JASSM
AGM-158 JASSM, 910 kilogram ağırlığında havadan karaya atılabilen uzun menzilli bir kruvazör (güdümlü) füze. Üç milyar dolarlık proje kapsamında 1995 yılında geliştirilmeye başlanan JASSM, teknik nedenlerden dolayı 2009 yılında hizmete sunulabildi. 975 kg ağırlığında ve 4.7 metre uzunluğundaki füze, 2.4 metre kanat genişliğine sahip. 450 kg savaş başlığı taşıyan JASSM, hedefini 370 km öteden vurabiliyor. Tek bir tanesinin maliyeti 700 bin dolar (1 milyon 63 bin TL).

Boeing YAL1
Boeing-747 400F uçağına takılan COIL (kimyasal oksijen iyot lazer) sistemiyle oluşturulan YAL1, balistik füzeleri yok etmesi için 2004 yılında üzerinde çalışılmaya başlanmış bir proje. ABD'nin havada seyreden füze imha sistemi olarak görev yapacak YAL1'in taşıdığı COIL sistemi, birbirine bağlı altı modülden oluşuyor. Her biri 3 ton ağırlığında olan modüller, imha edilecek balistik füze tespit edildiğinde 5 saniye içinde çok güçlü bir lazer üretiyor. Üretilen lazer sıradan bir haneye bir saatten fazla elektrik sağlayacak enerjiye sahip. 2009'da ilk test uçuşunu gerçekleştiren YAL, 2010'da yaptığı deneme uçuşunda iki füzeyi başarıyla imha etmeyi başardı.

F/A-22 Raptor
İlk kez Soğuk Savaş döneminde tasarlanan F-22'nin maliyeti tam 350 milyon dolar, yani 527 milyon TL. 18.90 metre uzunluğunda ve 5.08 metre yüksekliğindeki dev uçak, ABD'nin radara yakalanmayan çok fonksiyonlu savaş jetlerinin en üstün modeli.

LEMV
ABD ordusunun 2011'de Afganistan'da hizmete sokmayı planladığı LEMV (uzun süre havada kalıp, hızlı ve doğru istihbarat toplayan araç), IRS, yani istihbarat, gözetleme ve keşif görevi yürütecek. Helyum dolu araç 6 bin 700 metre irtifada 21 gün boyunca kendi halinde uçacak dünyanın en büyük insansız hava aracı olacak.

AC-130
C-130 Hercules nakliye uçağının gelişmiş modeli olan AC-130, ABD'nin sabit hedeflere nokta atışı yapabilen, isabet oranı çok yüksek taarruz uçağı. AC-130 25 mm Gatling makineli topu ve 40 mm ile 105 mm'lik toplara sahip. AC-130H ve AC-130U modelleri hizmete sunulan uçakların maliyeti sırasıyla 132,4 (201 milyon TL) ve 190 milyon dolar (289 milyon TL).

B-2 Bombardıman Uçağı
Hayalet uçak olarak bilinen B-2 Sprit'in maliyeti 2,4 milyar dolar (3,616 milyar TL). B-2'nin en büyük özelliği hiçbir radar sistemi tarafından tespit edilememesi. Nükleer ve konvansiyonel silahlar taşıyabilen B-2 21 metre uzunluğunda ve 5,18 metre yüksekliğinde. Dev bombardıman uçağının kanat genişliğiyse 52,4 metre.

MegaJul Elektromanyetik Ray Silahı
MegaJul Elektromanyetik Ray Silahı: Manyetik raylar, patlayıcı olmayan fırlatılabilir özellikteki maddeleri inanılmaz bir süratle fırlatarak silah haline getirmekte kullanılıyor. Ray silahları aynı zamanda çok uzun menzile sahip olmaları ve yüksek patlayıcıları taşıma riskini ortadan kaldırma özelliği taşıyor. İlk kez İngiltere'nin uzay havacılık ve güvenlik şirketi BAE Systems tarafından ABD Donanması için geliştirilen 32 MJ LRG (Megajul laboratuar ray silahı)ray silahı, bugün 64 MJ kapasiteye çıkartılmaya çalışılıyor.

Prompt Global Strike
ABD'nin nükleer silahlara olan bağımlılığını azaltmak için geliştirdiği Prompt Global Strike, radyoaktif savaş başlığı içermese de nükleer bomba çapında etki yapıyor. ABD, bu silahla Usame Bin Ladin gibi hedefleri saklandığı yerde vurmayı ve imha etmeyi planlıyor. Kuzey Kore'nin nükleer füzelerini veya İran'ın nükleer tesislerini de vurmaya yarayacak sistemin özelliği, dünyanın her hangi noktasındaki bir hedefe bir saatten daha kısa bir sürede ulaşabilmesi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, silahın erken modellerini 2014 veya 2015'te konuşlandırmayı umuyor. Ancak sistemin gerektirdiği füzelerin, alıcıların, kontrol sistemleri ve savaş başlıklarının üretilmesinin 2017, hatta 2020'yi bulabileceğini düşünülüyor.

Hürriyet

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!