1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 2. Abdülhamit Hangi Gerekçeyle Tahttan İndirildi
2. Abdülhamit Hangi Gerekçeyle Tahttan İndirildi

2. Abdülhamit Hangi Gerekçeyle Tahttan İndirildi

Sultan II. Abdülhamid’i, devlet ve hilafet mührünü abdestsiz basmayacak kadar dindar bir kişilik olarak biliriz…

A+A-

Sultan II. Abdülhamid’i, devlet ve hilafet mührünü abdestsiz basmayacak kadar dindar bir kişilik olarak biliriz…

Bu konuda en yakınında bulunmuş pek çok ismin şahitliği var. Ama “dinsizlik” anlamına gelen iftiralar atılarak tahttan indirildi!

Kızı Ayşe Osmanoğlu, babasının dindarlığını şöyle anlatıyor: 

“Babam doğru ve tam dini itikada sahip bir Müslüman’dan başka biri değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur’an-ı Kerim okurdu. Gençliğinde Şazeli tarikatına girmişti. Daima camilere devam ettiğini, Ramazanlarda Süleymaniye Camii’nde namaz kıldığını, o zamanlar camide açılan sergilerden alışveriş ettiğini hikâye tarzında anlatırdı. Camide namaz kıldığı günlerden birinde Hamza Zafir Efendi adında muhterem bir şeyhe tesadüf edip onunla ahbap olmuş, bu tarikata bu suretle intisap etmiştir. Keza Yahya Efendi Tekkesi’nin büyük şeyhi olan Abdullah Efendi vasıtasıyla dahi Kadiri tarikatına intisap etmiştir…

Babam herkesin namaz kılmasını, camilere devam edilmesini çok isterdi. Sarayın hususi bahçesinde beş vakit Ezan-ı Muhammedi okunurdu. Babamın bir sözü vardı: “Din ve Fen” derdi, ”bu ikisine de itikat etmek caiz.” (Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamid, Hatıralarım, 3. Baskı, Ankara 1986, Selçuk Yayınları, sayfa 24-25).

Şimdi gelin Sultan II. Abdülhamid’i tahttan indiren fetvaya bir bakalım… Bakalım ve “Halife-i Ruy-i zemin”in nasıl akıl almaz iftiralarla tahttan indirildiğini görelim (günümüz Türkçesiyle)…

“Müslümanların imamı olan kimse, bazı önemli şer’i konuları şeriat kitaplarından çıkarsa ve bu kitapları yasak etse, yaksa ve yırtsa (akıl alır gibi değil, ama tüm Müslümanların aynı zamanda dini lideri olan zat, bazı şer’î hükümleri din kitaplarından çıkarmakla, hatta dinî eserleri yakıp yırtmakla suçlanıyor) devlet hazinesini israf edip şeriata aykırı şekilde harcasa, idare ettiği kimseleri şer’i sebep olmadan öldürse, hapsetse, sürse, başka türlü zulümleri de adet edindikten sonra doğru yola yemin etmişken sözünden dönerek Müslümanların yaşayışını tamamen bozacak şekilde fitne (fitne!) çıkarmakta direnip onları birbirlerine öldürtse, buna engel olacak durumdaki Müslümanlar, onun bu zora dayanan tutumunu ortadan kaldırınca, İslam memleketlerinin pek çok yerlerinden hal’ edilmiş tanıdıklarını ispatlayan haberler gelip yerinde kalmasına kesinlikle zarar ve ayrılışında iyilik düşünülürse, kendisine imamlık ve sultanlıktan vazgeçme teklif etmek veya hal’ etmek şekillerinden hangisi meseleyi çözen ve bağlayan işlerin sahibi olanlar tarafından daha iyi görülürse yapılması yerinde ve vacip olur mu?”

Hacı Nuri Efendi, o tarihte “Fetva Emini”dir. Kulaklarına inanamıyor. Son cümleleri tekrar okutuyor. Sonra:

“Bunun kimseye hayrı olmaz” diyor, “Ben ancak birinci şıkkı, yani imamet ve saltanattan feragat teklifine evet derim.” 

Talat Bey, Ahmet Rıza Bey ve Pertev Paşa’dan oluşan darbe heyeti Fetva Emini ile özel görüşmek istiyorlar. Yan odaya geçiliyor. Daha görüşme başlamadan İttihad ve Terakki’nin İstanbul meb’usu Mustafa Asım Efendi hışımla içeri dalıyor. Fetva Emini Hacı Nuri Efendi’yi odanın bir köşesine sürükleyip kulağına bir şeyler fısıldıyor….

Hacı Nuri Efendi’nin yüzü sapsarı oluyor. Dudakları titriyor. O şekilde salona dönülüyor (Salonda bulunanlardan Süleyman Tevfik Bey hatıralarında böyle tasvir eder). 

Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, Hacı Nuri Efendi’ye soruyor:

 “Birader, fetva üzerine başkaca mütalâanız var mı?” 

Hacı Nuri Efendi, ürkek bir sessizlik içinde masaya gidiyor. Fetva masanın üstündedir: Tek kelime etmeden titreyen elleriyle fetvayı mühürleyip imzalıyor.

Ardından da Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, “elcevap, olur” notunu ekleyip mührü basıyor.

Elmalılı Hamdi (Yazır) Efendi’nin kaleme alıp Şeyhülislam Mehmed Ziyaeddin Efendi’nin imzaladığı bu hal’ fetvasıyla 33 yıl padişahlık ve halifelik makamında oturmuş Sultan II. Abdülhamid tahttan indiriliyor (27 Nisan 1909=106. Yıldönümü).

Asıl anlatmak istediğim, Sultan II. Abdülhamid’in Peygamber Efendimiz’e bağlılığı… O kadar ki, Efendimiz hakkında dünyada yapılan tüm yayınları dikkatle izler, gerektiği zaman müdahale eder, hilâfet ve saltanat gücünü kullanarak engellemeye çalışırdı.

Bu konuda birkaç örnek vereceğim, ama yarın inşallah...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Diğer Ziyaretçilerle Düşüncelerini Paylaş!